- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
06-11 Ekim arası 22. Ulusal Kimya Kongresi için Kıbrıs Magosa’daydık. Kimyanın ve kongrenin benle ilgisi eşten dolayı… Uçak gidiş geliş yolculuğunu Pegasus ile, konaklamayı da Salamis Bay Conti’de yaptık.
Öncelikle TC-Kıbrıs giriş çıkışları için mutlaka nüfus kağıdı ya da pasaport gerekli. Bu 10 aylık bir bebecik için bile geçerli, başka herhangi bir belge olamıyor (Çocuğun nüfus kağıdını kaybetmişiz de), bundan dolayı da 2 gün kaybettik).
Sabiha Gökçen’den Pegasus ile gideceğiz. Eskiden Pegasus yolcularına uzun süreli otopark bedavaydı. Şimdi ise işletmeyi Limak devraldığından bu ayrıcalık kalkmış. Pegasus yolcularına özel bir indirim uygulanıyor. Uçak saati 19:40, ama ortada uçak yok, gecikeceğine dair bir anons var. Hava güzel, ortam sakin, niye gecikir ki şeklinde kendi kendime sorduğum soruyu uçağa bindiğimizde gıcık hostese de sordum. Cevap hava yoğunluğu imiş. Allah Allah… Aylardan Ekim ayındayız ve hava yoğunluğu varmış. Bunlar temmuz, ağustos aylarında nasıl uçacak bir hava koridoru buluyorlar acaba?
Neyse, gecikmeli gelen uçağa bindik, koltuğumuza doğru gidiyorken bir yolcunun yerini başkasına verdiklerine şahit olduk. Aaa diyemeden aynı şeyin bizim başımıza geldiğini de gördük. Sarışın cin fikirli hostes eşime sen buraya otur deyip bana da arkalarda bir yeri gösterdi. Oldu olacak çocuğu da kokpite gönderelim. “Farkındaysanız biz bir aileyiz! Yanlışlığın düzeltilmesini istiyorum.” dedim, bet yüzüne yakışan bir cevap verdi: “Benim hatam değil, benim hatam değil!”.
Eee benim de değil… Yan taraftan bir yolcu kendi insiyatifiyle kalkıp bize yer verince sorun çözüldü. Bet yüzlü sarışın Benim hatam değil hostes durumu fark edebildi mi bilemiyorum. Ama bu tip sorunlar yolcuların insiyatifine kalmamalı… Bilgisayar denen bir alet var, Pegasusculara bunu hatırlatırım. Yazılımları yetersiz ise, ki bir koltuğa iki kişiyi koymayı engellemek zor bir şey değildir, Türkiye’de çok iyi yazılımcılar var, bunu da hatırlatırım. Geçen hafta Cebit fuarı vardı, bunu da hatırlatırım…
Geç gelen uçağımızın temizliği ise hiç yapılmamıştı. Koltuğun gözünde bir önceki yolculuktan kalma çöpler vardı. Çöplerden biri de sanırım yoğurtlu bir şeydi. Şimdi bu çöplükten pantalonuma bir şeyler damlar mı acep? diye bakınırken zaten damlamış bile… başka bir şey mi düşünseydim…
Bet yüzlü sarışın Benim hatam değil hostesli pis bir uçakla yolculuk ederek Kıbrıs Ercan Havaalanı’na indik.
Bu arada diğer gruptan arkadaşların şahit olduğu memleketimden insan manzaralarına ek bir olayı da anlatmak isterim:
Görevli bekleyenlere sorar, Ercan’a mı diye. Yaşlı bir teyze de cevap verir:
“Hayır hayır Mevhibe’ye…!”
Salamis 5 yıldızlı ama orta kalitede bir otel. Bu otele 15 yıl önce gelen karı-koca arkadaşlar o günden bugüne hiçbir şeyin değişmediğini söylediler. Yemekler vasat. Otelden plaja çocuk arabası ile ulaşmak mümkün değil. Yani bunu yapmak da zor bir şey değil.
Otelin resmi web sitesi http://www.salamisbay-conti.com ana sayfasında “65 dönümlük geniş arazi üzerinde, bozulmamış doğa ile çevrelenmiş, temiz havası, berrak mavi denizi ve altın sarısı ince kum ile kaplanmış uzun Salamis kumsalında…” bir giriş yazısı var. Dönüm bilemem ama çevrede bozulmamış bir doğa yoktu. Belki eskiden vardı ama artık yok. Her taraf yapılaşma içinde. Yan tarafında hala tarım yapılan bir tarla vardı. Neticede bir tarla da bozulmamış doğadan sayılmaz.
İklim ılıman, sabahtan öğlene kadar deniz güzel, öğleden sonra ise rüzgarlıydı. Akşamları ise serindi.
Dönüş günü Ercan’a (Mevhibe değil!) geldik. Bir tuvalet ihtiyacı yapmak istedim. Aman allahım.. Yahu bu Kıbrıs’ta ulaşım İngiliz sistemi, elektrik İngiliz sistemi, hemen her Kıbrıslının bir ayağı Londra’da iken temizlik acaba niye İngiliz sistemi değil? Uluslararası Ercan Havaalanı’nın tuvaletinde kapısı açık 2 kabin var, iki kabinin sifonu yok, sökülmüş durumda, tıkanmış pisuvarlarda çişler göl olmuş, genel olarak da iğrenç bir koku var. İşimizi göremedik tabi…
Şu Pegasus’la bakalım neler yaşayacağız diye düşünmemek elde değil. Nitekim gecikme var. Ve bu gecikmenin anonsu dahi yapılmıyor. Uçağın kalkış saatinde uçak daha yeni geliyor. Saat neredeyse 24:00. Yani biri de çıksa deseki bu uçak şu sebepten gecikecek… olmaazz..
Ali Sabancı uçaklarında piyango satıp, sandviç pazarlamaya başladığından beri hizmet kalitesi ile ilgilenen kalmamış belli ki…
Eee yediğin içtiğin senin olsun gezdiklerini anlat diyenlere de eşim kongreye katıldığından ben de dadılık yapma durumundaydım. Bu yüzden sadece otel koridorlarını gezebildik J.
Bu arada Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Minas Turizm’i de başarılı organizasyonları sebebiyle tebrik ederim.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar

Yorumlar
Yorum Gönder